Before There Was Rosalyn – The Führer: An Allegory Of A History Of Deception

31 Ocak 2010 Pazar Özgür Özçınar Yorum yapın

Yeni neslin ümitsizliği!

“Rebirth” ve “As Far As The Moon From The Sun” kayıtlarının ardından nihayet bizlere “The Führer: An Allegory Of A History Of Deception” adlı ilk albümlerini dinlettiren Before The Was Roselyn merak edilen gruplar arasındaydı. İnternette bahsedilenlere göz atıldığında neredeyse her cümlelerinde Hıristiyanlıktan bahseden ekibin renginin ne olduğu anlaşılıyor.

As Cities Burn, Sleeping Giant, TRAPT gibi ülkemizde fazla konuşulmayan ekiplerinden dışında A Day To Remember, Job For A Cowboy, Maylene And The Sons Of Disaster ve Norma Jean gibi daha tanınır topluluklarla aynı sahneye çıkma fırsatını bulan BTWR’ın metalcore, screamo ve Christian rock üçlemesinden oluşan bir tarz çaldıkları söylenebilir.

Brian Hood’un yapımcılık ve mühendislik bakımından çok şey kattığı çalışmanın sunumu da bir hayli başarılı görünüyor. Parça sözleri incelendiğinde albümde birçok sorgulamanın yer aldığı fark ediliyor ki bu durum eserlerin özünü oluşturuyor. “The Führer …” samimi, benzerlerine nazaran gerçekleri daha fazla arayan bir albüm görünümünde diyebiliriz.

Birbirinden uğraşılmış parçalara sahip olan albümün “insan kalbinin derinliklerine ulaşabilecek kadar yalnızlık içerdiği” ekip tarafından tespit edilmiş görünüyor ve doğrusu en net yorumu kendileri yapmışlar diyebiliriz. Demon Hunter, The Devil Wears Prada ve Underoath dinleyicilerine Victory Records tarafından bu albüm tavsiye ediliyor, bize kalırsa kendi tarzında bir başyapıt!

PARÇA LİSTESİ

01. The Architect, 02. The Dustwalker, 03. The Deceiver, 04. The Adversary, 05. The Belladonnamyth, 06. Der Weibliche Führer, 07. Der Männliche Führer, 08. The Warrior, 09. The Prophet, 10. The Revealer, 11. The Deliverer.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.myspace.com/beforetherewasrosalyn

http://www.victoryrecords.com

NOFX – Cokie The Clown

27 Ocak 2010 Çarşamba Özgür Özçınar Yorum yapın

Yine muziplik peşindeler!

28 Nisan’da çıkardıkları son albümleri “Coaster” sonrası “Cokie The Clown” adlı EP çalışmalarını piyasaya süren NOFX yine kendilerinden bekleneni yapıyor. Vokal/bas gitarist Fat Mike’ın sahibi olmasından ötürü haliyle Fat Wreck Chords etiketiyle çıkan bu çalışmanın içersinde yer alan “Cokie The Clown” adlı parçanın canlılığı gözlerden kaçmıyor.

“Co-Dependence Day” adlı parçanın daha önce Warped Tour 2009 için hazırlanan bir toplama albümde yer aldığını bilenlerimiz çıkacaktır. Geçtiğimiz yıllarda onlara pop punk dendiğinde kızıp ısrarla hardcore ile ilgili şeyler yaptıklarını söylüyorlardı ama gerçek hardcore topluluklarını ayrı tutuyorlardı (Bad Brains gibi). Her ne olursa olsun, 1′inci sınıf California punk rock müziğin bu EP’ye sığdırıldığını görmek mutluluk verici!

PARÇA LİSTESİ

01. Cokie The Clown, 02. Straight Outta Massachusetts, 03. Fermented And Flailing, 04. Co-Dependence Day, 05. My Orphan Year (Acoustic).

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.nofxofficialwebsite.com

http://www.myspace.com/nofx

http://www.fatwreck.com

Bon Mod – Chocolate Cheesecake

26 Ocak 2010 Salı Özgür Özçınar Yorum yapın

Eğlendirmeyi seviyorlar!

Doruk Öztürkcan’ın kurduğu yeni bir indie/dans firması olan Remoove’dan çıkan ilk Bon Mod EP’si “Chocolate Cheesecake” yabancı müzikseverler tarafından da sevilebilecek bir nitelik taşıyor. İstanbul’un elektronik sahnesine 2 yıl önce dahil olan Aslı ve Doruk ikilisi Aralık ayında Dogzstar ve Roxy mekanlarında boy göstermişti.

Şubat’ta Mini Müzikhol’de sahne alacak olan Bon Mod ekibinin özellikle “Chocolate Cheesecake” adlı parçası dinleyenlerinin duygudurumunu pozitif bir şekilde değiştirebiliyor. Elektronik müzik, disko müzikleri içinde bulunanların dinlemesi gereken bu çalışmayı yeraltı müziği takipçileri muhakkak kulak vermeli!

PARÇA LİSTESİ

01. Chocolate Cheesecake, 02. Take Me To Argentina.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.myspace.com/bonmod

http://www.remoovrecords.com

Elements – The Greatest Game

25 Ocak 2010 Pazartesi Özgür Özçınar Yorum yapın

En büyük oyun başlıyor!

Aylar önce çıkardıkları “Northern Echoes” isimli albümleri üzerinden fazla zaman geçmeden bizlere “The Greatest Game” adını verdikleri single çalışmalarını gönderen Elements topluluğunun yine çok formda olduğu fark ediliyor. Geçen sefer albüm sunumlarının çok başarılı olduğundan söz etmiştik, bu sefer de dış manzara konusunda daha önceden karşılaşmadığımız kaliteli bir sunuma imza attıklarını görüyoruz.

Bir video klibi de bulunan “The Greatest Game” parçası ekibin son dönemde ürettiği taze bir eser ve yine heavy/power metal tarzının yumuşak tonlarından kulaklarımıza nüfus ediyor. Çalışmada sadece bununla yetinmek istemeyenler için “Silent River” adlı parça dinlenebilir görünüyor. Her zaman olduğu gibi Elements’ın kendi imkanlarıyla oluşturduğu bu çalışmanın diğer Finli ekiplerin yaptıklarıyla fazla kıyaslayamıyoruz ama kendilerinin müziklerini gönülden severek devam ettirdiklerini ileri sürebiliriz. Single CD çalışmalarıyla ilgiliyseniz toplulukla bağlantıya geçmenizde yarar var!

PARÇA LİSTESİ

01. The Greatest Game (Radio Edit), 02. Silent River, 03. The Greatest Game (Full Version).

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.elementsweb.net

http://www.myspace.com/elementsmyspace

Emmure – Felony

24 Ocak 2010 Pazar Özgür Özçınar 1 yorum

Uzak durun!

En kaba tabiriyle “metalcore ve death metal öğelerinin iç içe kullanıldığı” deathcore alanında son birkaç yılda sayısız albüm yapıldı. Tarzın gelişmekte olduğu fark edilmesine rağmen bu süreçte deathcore olmayan birçok topluluğa “deathcore’dur” denildi. Tarzların ucundan bir şeyler katarak “biz bir sürü tarz birden çalıyoruz” diyenlerin bazıları iddiadan ibaret oldu, kimileri güzel sentezler ortaya çıkardı. İki tarzı yanyana getirip tek bir isim altında dinleyiciye sunabilmek sanıldığı kadar kolay olmayabiliyor. Emmure deathcore tarzında bu vaziyetin tam tersini gerçekleştirenlerden biri olmayı başarmıştı. 

Bazı New York’lu müzisyenleri de kapsayan 2003 doğumlu, Connecticut’lı ekibin Victory Records’ın kendine has topluluklarından biri olduğu biliniyor. “Goodbye To The Gallows” ve “The Respect Issue” albümleri sonrası beklenen “Felony” isimli çalışmalarının gerçekten adı gibi tam bir cinayet işi olduğu söylenebilir. Para, uyuşturucu, alkol ve tabanca temalarıyla dolu olan kitapçığı ve parça sözleriyle (sinema filmleriyle araları iyi görünüyor) bu albümün dinleyicide “yok etmeye dayalı” bir izlenim bıraktığı rahatlıkla söylenebilir. Ama çaresizlik ve bataklığın içine saplanılmış bir ruh halinin içinde bulunulduğu dikkatlerden kaçmıyor.      

32 dakikayı geçmeyen albümde Emmure’un gerçek kimliği ortaya çıkıyor. Özellikle Marc-Antoine Lussier ve Bryan Goldsman’ın yapımcılıktaki başarıları, grubun enstrüman tonlamalarındaki ve çalış tekniklerindeki ayrıcalıkları “Felony” yi özel bir kayıt haline getiriyor. “I Thought You Met Telly And Turned Me Into Casper”, “The Philosophy Of Time Travel”, “R2deepthroat, “Bars In Astoria” ve “Don’t Be One” gibi ilgi çekici Emmure parçalarının yer aldığı “Felony” isimli albümü edinmek isteyenlerin deathcore tarzında yeni şeyler keşfedeceği söylenebilir. Sapla samanı karıştırmayanlar için “Felony” doğru bir seçim!      

PARÇA LİSTESİ      

1. Sunday Bacon, 02. I Thought You Met Telly And Turned Me Into Casper, 03. I<3 EC2, 04. Felony, 05. You Sunk My Battleship, 06. The Philosophy Of Time Travel, 07. First Impressions, 08. R2deepthroat, 09. Bars In Astoria, 10. Lesson From Nichole, 11. Don’t Be One, 12. Immaculate Misconception.      

BAĞLANTI NOKTALARI      

http://www.emmure.com      

http://www.myspace.com/emmure      

http://www.victoryrecords.com

Abadden – Sentenced To Death

23 Ocak 2010 Cumartesi Özgür Özçınar Yorum yapın

Kulakları kanatıyor!

Sıkı thrash metal dinleyicilerine, Kreator tarzı thrash metal severlere, kendilerine yeni bir thrash metal topluluğu arayanlara duyurulur: 2010 Abadden’ın yılı olacak. 2007 yılında İngiltere’de kurulan genç dörtlünün “My Misery” isimli bir EP çalışması ve “Atomic Devastation” isimli single kayıtlarının ardından “Sentenced To Death” isimli ilk albümü bu sene içinde çıkacak.

İngiliz thrash metal sahnesi denilince adı geçmeye aday olan Abadden’in eskilere dönük müzikleri onları Metal Hammer yarışmasında birinci yapmıştı. Ardından Rising Records ile anlaştılar. İyi riflere sahip, devamlı giden ve dikkatlice çalınmış bateriler, çift gitardan çıkan harmoniler, gümbürdüyen bas gitar tınıları Abadden ilk albümünde yer alacak diyebiliriz.

1 Mart’ta çıkması beklenen ve hakkında şimdilik çok fazla ayrıntısı bulunmayan “Sentenced To Death” isimli çalışmada ekibin “Atomic Devastation” gibi daha önce ürettiği başarılı parçalar yer alıyor. Evile, Metallica, Megadeth, Municipal Waste, Slayer, Gama Bomb, Violator, Gojira, Machine Head, Trivium, Testament ve Obituary’den etkilenen Abadden, dinleyenlerini thrash metal müziğin eski günlerine götürebilecek kadar iddialı!

PARÇA LİSTESİ

01.Sentenced To Death, 02. My Misery, 03. Violent Assault, 04. Atomic Devastation, 05. The Hand That Feeds, 06. Resurrection, 07. Into The Dark, 08. The Day Of Reckoning.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.myspace.com/abadden

http://www.risingrecords.org

Destrophy – Destrophy

13 Ocak 2010 Çarşamba Özgür Özçınar Yorum yapın

Iowa'dan sürpriz var!

Five Finger Death Punch mı hayır, Shinedown mı düşündürücü, Disturbed mü derseniz biraz, ona yakın diyebiliriz. CD’nin jelatininde yazan bu topluluklara dikkat çeken isim Victory Records. Tam bu noktada bir plak firmasının yönlendirmesinin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Bize kalırsa Destroph’de daha çok Metallica hayranlığı var diyebiliriz.

Iowa’lı Destrophy’nin kendi adını taşıyan ilk albümlerinin çıkarmaları iyi oldu çünkü bu albümle değil de, bir sonraki albümleriyle kendilerinden daha çok söz ettirmelerini bekleyebiliriz. Bunun için gerekli olan her şey onlarda mevcut görünüyor. ”This Is Not My Life” ve “Pray” isimli parçalarının video klipleri ilk çıktıklarında ne kadar çok sevildiklerini hatırlayanlarımız vardır. Metallica demiştik. Kendileri Metallica’nın “Master Of Puppets”, Megadeth’in “Rust In Peace”, Anthrax’ın “State Of Euphoria” ve “Prong” un “Beg To Differ” çalışmalarını çok seviyor. Pantera topluluğunu ayrıca beğendiklerini ekleyelim.

Kendilerine “Dünyanın herhangi bir bölgesindeki hangi toplulukla tur atmayı isterdiniz?” şeklinde bir soru yöneltiğinde “Metallica” diyebilecek kadar onlar Metallica’yı seviyorlar. Bu albüm onların hard rock alt yapısını, melodik zenginliklerini ve modern Amerikan rock/metal müziği için diğer ekiplerle birlikte Destrophy adı altında var olacaklarını gösteriyor.

CD’de yer alan eserlerin geneline bakıldığında basmakalıp olmadıkları dikkat çekiyor, dinlemeyi sürdürdükçe parçalara alışıyorsunuz. Özellikle daha ilk dinlemede Destrophy sizlere kendisini sevdirecektir. “Send In The Wolves”, “The Story Of Your Life”, “Rise Of The Overman” ve “Why I Hate Goodbye” parçaları albümün ağır topları olarak müzikseverlere göz kırpıyor. Buna ek olarak, “Rise Of The Overman” ve “Monarch” tarzı parçalar üretebilmeleri onların bir sonraki albümlerinde karşımıza beton gibi çıkarabilir!

PARÇA LİSTESİ

01. Send In The Wolves, 02. Reconnect, 03. The Story Of Your Life, 04. Rise Of The Overman, 05. Arms Of The Enemy, 06. The Way Of Your World, 07. Why I Hate Goodbye, 08. March Of The Dreamless, 09. Pray, 10. Monarch, 11. This Is Not My Life.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.destrophy.com

http://www.myspace.com/destrophy

http://www.victoryrecords.com

A Day To Remember – Homesick

8 Ocak 2010 Cuma Özgür Özçınar Yorum yapın

Hayat yalan, saklanacak yer yok!

Bir süre önce İngiltere’de Bring Me The Horizon ve August Burns Red ile turlayan Florida’lı A Day To Remember ekibi 2003 yılında kurulmasına rağmen “Homesick” isimli 3′üncü albümlerini piyasaya sürmesini bildi. 2′inci kez Victory Records etiketi ile albüm çıkaran ADTR’ın elimize geçen yeniden basılmış versiyonuna göre konuşursak kendilerinin kademe atladıklarını söyleyebiliriz. Son dönemlerde kendilerinin adını daha sık duymaya başlayanlarımız muhakkak vardır. Reading & Leeds Festivalleri’ni ıskalamasalardı kendileri için daha da iyi olacaktı.

CD’nin üzerindeki jelatine bakılacak olursa “Victory’nin gelecek büyük grubu”, “duyabileceğiniz en sert pop grubu” gibi ibareler görülebilir. Bize kalırsa ADTR zaten Victory’nin büyük topluluklarından biriydi, çaldıkları ise post-hardcore, metalcore ve pop punk ekseninde gidip geliyor. Maksat gazlamak olsa gerek, isim yapmış yayın kuruluşları bunu kendilerine bir görev bilmeye devam ediyor. Dedikleriyle değil, markalarıyla konuşturuyorlar demek lazım geliyor.

Chad Gilbert (New Found Glory) tarafından yapımcılığı üstlenen, miksajları Adam Dutkiewicz (Killswitch Engage)’e ait olan “Homesick” çalışmasının “The Downfall Of Us All” isimli ilk parçası Rock Band oyununda kullanılmıştı. “NJ Legion Iced Tea” adlı 4′üncü parçayı da Guitar Hero World Tour oyunu almıştı. Albümdeki Mike Hranica (The Devil Wears Prada), Vincent Bennett (The Acacia Strain) ve Sierra Kusterbeck (VersaEmerge)’in katkıları gözden kaçmıyor ki Sierra’nın yer aldığı “If It Means A Lot To You” parçası iyi bir buluşma olarak farkını ortaya koyuyor. “Homesick” dinledikçe sevilen albümlerden biri, aynı zamanda yolculuk esnasında bıkmadan dinleyebileceğimiz kadar kulak dostu olduğu söylenebilir!

PARÇA LİSTESİ

01. The Downfall Of Us All, 02. My Life For Hire, 03. I’m Made Of Wax, Larry, What Are You Made Of?, 04. NJ Legion Iced Tea, 05. Mr. Highway’s Thinking About The End, 06. Have Faith In Me, 07. Welcome To The Family, 08. Homesick, 09. Holdin’ It Down For The Underground, 10. You Already Know What You Are, 11. Another Song About The Weekend, 12. If It Means A Lot To You, 13. Homesick (Bonus Acoustic Track), 14. Another Song About The Weekend (Bonus Acoustic Track).

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.adtr.com

http://www.myspace.com/adaytoremember

http://www.victoryrecords.com

Plastic Age – Eloi, Eloi, Lama Sabachthani

7 Ocak 2010 Perşembe Özgür Özçınar Yorum yapın

Notalı edebiyat!

Kimsenin umurunda olmayacak bir işi ciddiye almak ilk bakışta çoğu insan tarafından ayrıksı algılanır. Bazen insanı keşfe götürür, en kötü ihtimalle kişinin bir müddet sonra kendisini bulmasını sağlar. Kendin için yaparsın ve onu ileride yaptığın şeylerle sentezleyebilirsen sonucunu o zaman alırsın. Konu müzikse bir yerden başlamak, neler yapılıp yapılamadığını anlamak gerekiyor.

Hiçbir şey üretmeden müzisyen gibi konuşan tonla adam varken “bende bunu yapıyorum ve üstüne düşüyorum” denilmesi bizlere güzel bir noktayı işaret ediyor. Sadece M.F.U.’dan oluşan Plastic Age’in sıkıntısı doğru yerde oluşmuş denebilir, “benim yaptığım müzik bu ülkede pek bilinmiyor ve ben bunu yapmaya çalışıyorum” diyor. Bu cümleler müziği önemseyen birine ait olabilir.

MySpace sayfaları konusunda pes etmemesi gerektiğini düşündüğüm Plastic Age’in yalnızlık, delilik ve şizofreni sınırlarında gezindiği tarzlarına uygun düşüyor, çıkarımları abartılı görünmüyor. Lustmord denilince saygıda kusur etmeyen Plastic Age’in deneysel bir müzik yaptığı, dark ambient sularında yüzdüğü fark ediliyor. Zamanla birkaç albümü deviren Plastic Age’in bu çalışması merak edilmeye değer!

PARÇA LİSTESİ

01. Dead Dawn, 02 Dead Sun.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://theremin-ex.blogspot.com

http://plasticageband.blogspot.com

Between The Buried And Me – The Great Misdirect

2 Ocak 2010 Cumartesi Özgür Özçınar Yorum yapın

Yetenek, deneysellik, yaratıcılık!

Bazı topluluklar vardır, ortaya öyle bir müzik sunarlar ki dinlettikleriyle yıllar boyunca piyasada en üst sıralarda kalabileceklerinin sinyalini verirler. Bu tarz ekipler gerçekten kıymetli oluyorlar, arada sırada görünüyorlar. Dertleri sadece piyasaya yeni bir soluk getirmek değil, yapılmamış olanları yapmak oluyor. Bunun için de bir müzisyene çok şey gerekiyor.

Between The Buried And Me… Bu ismi dinlemeyenlerin bile en azından duyduğunu düşünüyorum. Kısa sürede şanları yayıldı, şu an MySpace’te reklamları dönüyor. “The Great Misdirect” 2009 yılının en iyi albümleri sıralamasında yerini çoktan buldu. CD kapağında Decibel tarafından yazılmış “Slayer etkileşimli Genesis” ibaresi görenlerini şaşırtıyor.

Bu albüm topluluğun altıncı albümü oluyor ve ekibin de belirttiği üzere BTBAM’in en iyi albümü olmuyor. Çünkü BTBAM sadece bu albümle kendinden söz ettiren bir ekip değil ama tırmanışa geçtikleri söylenebilir. Çeşitli tarzları harmanlayan, ilginç parça sözlerini bünyesinde barındıran, gelecekte konuşulacak bir albüm “The Great Misdirect”. “Disease, Injury, Madness” hayli sıradışı bir parça, bunu orijinalliğine bağlayabiliriz.

Sadece “Obfuscation” tarzı parçalar yazan bir ekip olsalardı çaldıkları tarzların popülerliğinle paralel bir gelecek onları bekliyor olacaktı. Kendileri sadece “Swim To The Man” parçalarını çalarak bile kalitelerini gözler önüne serebilirler. Müzisyenlerin on parmağında on marifet var. Siz siz olun, bu albümü dinlemeden önce diğer albümler hakkında yorum yapmayın!

PARÇA LİSTESİ

01. Mirrors, 02. Obfuscation, 03. Disease, Injury, Madness, 04. Fossil Genera – A Feed From Cloud Mountain, 05. Desert Of Song, 06. Swim To The Moon.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.myspace.com/betweentheburiedandme

http://www.victoryrecords.com