Nerenle Dinliyorsun?

Bahsedilenler dinleyicilerin tartılarından ibarettir!
Müziğe karşı sıkıldığımızı ona hissettirsek müzik de bizden sıkılır. Çok kurcalarsak onu boğarız. O halde tadında bırakmak, yetinmek gerekiyor. En azından bir müddet daha fazla tüketmemek adına. Dinleyiciliğin hakkını vermek için. “Öyleymiş”, “Biliyordum”, “Haa tipik XXX”, “hmm XXX çoktan bitti ama”, “70′ler gelmez”, “işte bu bana sert kaçar” diye giden ve çoğaltması mümkün olan bu yorumlar 30 saniyelik numune parçalar dinlense de yapılıyor, huzurla indirilen albümlerde de yapılabiliyor. “ıyyyy progresif”, “hyyy deneysel”, “hoooooo çığlık vokal”, “vıyyyyy…” gibi sürüp giden yorumlardan daha iyi olsa da bu durumun görünmeyen çok kötü bir yanı var ki dinlenilen albümlerin piyasaya giriş aşamasına kadar geçen zaman ile yapılan yorum süresi ve şekli kıyaslanırsa ortada büyük acımasızlık oluyor. Harcanan emeğe bir bakın siz.
İliklerimize kadar hissettiğimiz kaç müzik, kaç albüm, kaç parça var? Enler bol, iyiler her yerde. Bizi anlatan ne tür işler var? Biz müziğin neresine bakıyoruz? Sadece enstrümanların iyi çalınmasına mı bakıyoruz? Sözlere ne kadar bakıyoruz? Duruş? Sahne performansları? Sanatçıların yorumları? Bütünlüğe bir bakın. Kaçımızda toplulukları birkaç kelime ile ama “hakkıyla” ifade edebilecek anathar cümleler var? Araştırma boyutundan çıkalım ve edindiğimize gelelim. Önümüzde duran şeye duygunluk gösteriliyor mu?
Müziğin her şeyine sahip olamazsınız. Etrafta hesaplanması güç derecede bir sürü müzik var. Sizin dinlediğinizi elde ettiğiniz ve dinleyebileceklerinizi bulabilecek kadar gücünüz olabilir. Ama daima kaçırdığınız, unuttuğunuz, keşfetmek konusunda geç kaldığınız, hiç yelken açmadığınız sularınız vardır. Müzikal anlamda dikkat verme noktaları ne yönde olursa olsun, bir dinleyicinin yaşantısı boyunca sadece başka dinleyicilerin seçimlerine dayalı bir dinleme alışkanlığı edinirse o kişi başkasının zevklerini sürekli dinlemiş olur. Olması gereken hassasiyeti başkasının müzikleriyle gösterememek iki kat daha acı.
Müzik yalnızca tutkunlarının hayatını kurtarır. Müzik dinleyememek sıkıntı yaratıyorsa, çok eskilerde dinlediklerinizi yeniden dinleyip büyük keyif alıyorsanız, arka fonda muhakkak bir şeyler çalsın diyorsanız, yeni müziklere karşı açıksanız, tarz ve türev demeden kendinizin iyilerini bulma yolunda ilerliyorsanız, yeni gelişmeleri yakından takip ediyorsanız, onun üzerinde konuşmadan hatta üretmeden yapamıyorsanız, herkese “ben müziğe tutkuyla bağımlıyım” diyebilecek kadar o her şeyiniz ise evet müzik bir hastalıktır ve siz de hastasınızdır. Ve sen hasta… Doğru anladığın ve fikirlerinle bağdaştırdığın müzikleri kendine saklamanda büyük fayda var.