Cumhur Canbazoğlu

Sıradaki kitaplarını hazırlıyor!
Şu ana kadar müzik alanında yaptığınız ve yapmakta olduğunuz şeyleri okurlarımızla paylaşabilir misiniz?
Her şeyden önce iyi, dikkatli ve meraklı bir müzikseverim. Bunun dışında, 1994-2001 yılları arasında Cumhuriyet Gazetesi’nde kesintisiz her Cumartesi müzik sayfası hazırladım ve diğer günlerde de müzikle ilgili haberler, eleştiriler kaleme aldım. 1997’de, bir ara, Cumhuriyet Radyo’da Müzik Cumhuriyeti adlı bir program ürettim ve sundum. Ardından çeşitli dergi ve gazetelerde yine müzikle ilgili yazılarım yayımlandı. Şu anda yazılı basında, sık olmasa da, yazılarım çıkarken kendi internet sitemde müzikle ilgili her tür bilgiyi aktarmaya devam ediyorum.
Bir Anadolu Pop Rock kitabı yazdınız. Bunu ihtiyaçtan dolayı mı yazdınız? Uzun süredir planladığınız bir şey miydi?
Cumhuriyet’te müzik yazıları hazırlarken, özellikle, yerli pop’la ilgili güvenilir kaynak sıkıntısı çektim. Görünüşte dönemin dergi ve gazetelerinde bol haber vardı ama bunlar genelde magazin ağırlıklı, bilgi fakiri kaynaklardı. Bu arada 2001′de Fikret Kızılok’u yitirdik ve o gün rahmetliğinin doğum tarihinin 1945 ya da 1946 olduğunu tam saptayamadık. Çok yakın bir tarih olmasına karşın hiçbir yerde doğru bilgi yoktu; ancak ailesine danışarak 1945 olduğunu öğrendik. İşte o gün, yerli popla ilgili az sayıdaki kitaba bir tane ben ekleyeyim dedim ve en iyi bildiğim tür Anadolu Pop-Rock’la başladım. Ayrıca, Anadolu’nun müziğini evrensel platforma taşımaya çalışan bu bir avuç kentsoylu genç müzisyene saygımın bir ifadesi de oldu bu çalışma.
Kitabı Anadolu Pop akımının Haluk Levent’le başladığını sanan bir müzik yazarına ithaf etmenizin altında ne yatıyor?
İnternet bir dolu olumlu katkısının yanında, bilgi kirliliği açısından büyük tehlike olmayı sürdürüyor. Özellikle genç müziksever birçok konuyu internet aracılığıyla elde etmeye çalışırken bu kaynakta mevcut, çoğu yalan yanlış bilgiyle muhatap olmak zorunda kalıyor. İşte, basında kalem oynatan bazı yazarlar da, araştırma zahmetine katlanmadan, internette ne buluyorsa üzerine atlayıp umarsızca bunları kamuoyuna aktarabiliyor. Çıkışı 1994 olan Haluk Levent’i Anadolu Rock’ın yaratıcısı olarak görmek de bu kolaycılığın bir uzantısı.
Pan Yayıncılık etiketli yeni kitabınızı özellikle tavsiye ettiğiniz kesimler var mı? Okurlar bu kitabı nerelerde bulabilir?
Vallahi, yerli pop’un nereden nereye geldiğini öğrenmek isteyenler için iyi bir kaynak olduğunu düşünüyorum kitabın. “Kentin Türküsü: Anadolu Pop-Rock” ın öncelikle büyük kitapçılarda satıldığını, daha mütevazı kitapçılara da ısmarlanarak elde edilebildiğini biliyorum. Tabii, bir de internetten sipariş gibi iyi ve daha ucuz bir alternatif de var.
Takip ettiğiniz müzik yazarları kimlerdir?
Abartı değil; işim icabı yazılı basında yayımlanan her tür müzik haberini okuyorum ve işime yarayacakları, arşiv değeri olacakları kesip saklıyorum; özellikle geçmişle ilgili olanları. Görsel ve işitsel basın ile internette ise, ancak rast geldikçe müzik haberlerini ve yorumları takip ediyorum.
Mehmet Tez bize ülkemizde yeterince pop müzik yazarı olmadığından bahsetmişti. Bu dalda iyisiyle kötüsüyle bu kadar yoğunluk varken ciddi eleştirmenlerin olmaması sizce de düşündürücü müdür?
“Yeterince” ve “ciddi” lafları görece. Bence bu tablo halkın ve sektörün duruşuyla orantılı. Demek tüketicinin “ciddi eleştiri” talebi yok ki yeterince pop müzik yazarı ortaya çıkmıyor. Bugün bir albümü almak için plakçıya uğrayacak tüketicinin merakını giderecek bilgiyi basın bültenleri, magazin haberleri ve video kliplerle vermeyi tercih ediyor müzik sektörü. Bir eleştirmenin yazacaklarından çok, örneğin ünlü bir assolistin her yeni albüm öncesi klasik hale getirdiği “eşinden boşanma” haberleri daha fazla etkiliyor yapıtının satışını.
Türkiye’de müzik kitaplarına karşı olan ilgisizlik hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Yukarıdaki soruyla bağlantılı olarak yanıt vereyim; bizim müziksever kitap ya da eleştiri yoluyla tüketmeyi sevmiyor müziği. Bu sinemada da böyle, diğer sanat dallarında da. Sanat kitapları satmıyor Türkiye’de. Bunun temelinde belki, sadece bugünü yaşamayı sevmemizin etkisi vardır.
Türkiye’de neden bu kadar az müzik kitabı olduğuna dair bir fikriniz var mı?
Az önce de dediğim gibi sadece müziğin sorunu değil kitap azlığı. Araştırma, soruşturma isteyen, tarihi zaptı rapt altına alacak zahmetli çalışmalar gerektiren girişimler 70 milyonluk ülkede hala bir avuç meraklının omuzlarında. Yerleşik düzene geçmekte zorlanan, hala 5 milyon vatandaşı Avrupa’da akıncı ruhuyla yaşayan bir ülke için normal bir durum aslında.
Yasal olmayan dijital dosya indirmeleriyle aranız nasıl? Müzikle ilgili alışverişlerinizi nasıl yapıyorsunuz?
Müziğin, albüm kapağıyla, şarkı sözüyle ya da kartonetteki bilgi, fotoğrafla bir bütün olduğunu düşünenlerdenim. Dolayısıyla yayımlanan albümleri, paramın yettiği ölçüde, plakçıdan alıyorum.
Kitaplarınızın korsan versiyonlarının çıkması sizin üzerinizde ne gibi tepkiler uyandırır?
Yerli müzik kitaplarının korsanının çıkmasını tarihi bir olay olarak algılarım ve sevinirim. Daha sonra kendime gelir, fikir ve emek hırsızlığı yapılıyor diye kızarım herhalde.
Gelecek projeleriniz arasında yeni bir kitap yazmak olacak mı? Ya da başka projeler?
Şu anda ikinci kitap “Türkiye Popüler Orkestralar ve Gruplar Tarihi” adlı ansiklopediyi hazırlıyorum. Cahit Ağabey vakit bulursa, üç yıldır bir türlü bitiremediğimiz “Cahit Berkay Biyografik Kitabı” nı da tamamlayacağız inşallah.
Blogger Schizo! sayfaları için yorumlarınızı alabilir miyiz? Ve eklemek istediğiniz bir şeyler varsa söz yine sizde… İyi şanslar!
Ciddi yayımcılık yapılması etkiledi her şeyden önce; çünkü internetteki müzik haberciliğinde bunun eksikliğini çok hissettiğimi, niceliğin niteliği esir aldığını söyleyebilirim açık açık. Bu nedenle, aynı çizgide ilerleyip bir portal haline gelmesini diliyorum.
Kolay gelsin: Cumhur.