2009 MTV EMA kazananları belli oldu…

6 Kasım 2009 Cuma Özgür Özçınar Yorum yapın

Emre Aydın'dan sonra Manga!

Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen 2009 MTV Müzik Ödülleri töreni sona erdi. Yarışmanın sunuculuğunu Katy Perry’nin yaptığı törende “En İyi Avrupalı Sanatçı” ödülü Manga’ya gitti. Ödülünü Backstreet Boys topluluğunun elinden alan Manga, Türkiye elemelerinde Atiye, Bedük, Kenan Doğulu ve Nil Karaibrahimgil’in önüne geçmişti. 22 ülkeyi geride bırakan Manga’yı kutluyoruz. Bakalım ödül alanların ve alamayanların resmi nasıl?

En İyi Parça: Beyonce – “Halo” kazandı. (Black Eyed Peas – “I Gotta Feeling”, David Guetta Feat. Kelly Rowland – “When Love Takes Over”, Kings Of Leon – “Use Somebody”, Lady Gaga – “Poker Face” kaybetti).

En İyi Topluluk: Tokio Hotel kazandı. (Black Eyed Peas, Green Day, Jonas Brothers, Kings Of Leon kaybetti).

En İyi Yeni Sanatçı: Lady Gaga kazandı. (Daniel Merriweather, La Roux, Pixie Lott, Taylor Swift kaybetti).

En İyi Kadın Sanatçı: Beyonce kazandı. (Katy Perry, Lady Gaga, Leona Lewis, Shakira kaybetti).

En İyi Erkek Sanatçı: Eminem kazandı. (Jay-Z, Kanye West, Mika, Robbie Williams kaybetti).

En İyi Hip Hop/R&B Sanatçısı: Jay-Z kazandı. (Ciara, Eminem, Kanye West, T.I. kaybetti).

En İyi Avrupalı Sanatçı: Manga kazandı. (Deep Insight (Finlandiya), Dima Bilan (Rusya), Doda (Polonya), Lost (İtalya) kaybetti).

En İyi Rock Sanatçısı: Green Day kazandı. (Foo Fighters, Kings Of Leon, Linkin Park, U2 kaybetti).

En İyi Alternatif Müzik Sanatçısı: Placebo kazandı. (Muse, Paramore, The Killers, The Prodigy kaybetti).

En İyi MTV Push Sanatçısı: Pixie Lott kazandı. (Daniel Merriweather, Hockey, La Roux, Little Boots, Metro Station, The Veronica, White Lies kaybetti).

En İyi Canlı Performans Sanatçısı: U2 kazandı. (Beyonce, Green Day, Kings Of Leon, Lady Gaga kaybetti).

En İyi World Stage Konser Performansı: Linkin Park kazandı. (Coldplay, Kid Rock, Kings Of Leon, Lady Gaga kaybetti).

En İyi Video Klip: Beyonce – “Single Ladies (Put A Ring On It)” kazandı. (Britney Spears – “Circus”, Eminem – “We Made You”, “Katy Perry – Waking Up In Vegas”, Shakira – “She Wolf” kaybetti).

BAĞLANTI NOKTALARI

http://ema.mtv.com.tr

http://www.manga.web.tr

http://www.myspace.com/mangaweb

Squirrel Nut Zippers

5 Kasım 2009 Perşembe Özgür Özçınar Yorum yapın

Bekleyenleri arttı!

Ne haber Chris? “Lost At Sea” isimli ilk konser albümünüz 27 Ekim günü Southern Broadcasting/MRI etiketiyle yayınlandı. Bize bu çalışmadan neler umduğunuzu söyleyebilir misin?

SNZ materyallerinde olan klasik şeyleri bu çalışmamızda bulabilirsiniz. Şu anda enstrümanlarımızı daha iyi çalmayı bildiğimiz için dua ediyoruz. Mizah duygumuz bu kayıtlarla ortaya çıkıyor. Artı harika bir ambalaj yaptık! Bakmalısınız. Versiyonları web sayfamızdan rahatlıkla görülebilir. Çok iyi bir malzeme.

2010 yılında gelecek albümünüzü yapacağınızı belirtmiştiniz. SNZ ekibinden ne gibi yeni şeyler duymayı bekleyebiliriz?

Umarım 2010 yılının sonunda yeni albümümüzü yayınlayacağız. Bu yıldan sonra turlayacağız, plak firmalarını inceleyeceğiz, gençleşeceğiz, kokteyller içeceğiz, çocuklarımızla ilgileneceğiz. Meşgulüz yani, kaptın!

Bu ayın ortalarında NPR Mountain Stage’te yeni performanslarınızı banda kaydettireceksiniz. Biraz bundan bahsedebilir misin?

Evet! 13-15 Kasım gibi hafta sonuna denk gelen bir tarihte yayımlanacak. Sevenlerimiz myspace.com/mountainstage ve facebook.com/mountainstage adreslerine bizler hakkında yorum girebilirler. Bunun dışında mountainstage.org/mtnstageaffiliates.aspx adresine bakarsanız radyo frekanslarını bulabilirsiniz. YouTube kanalında Jimbo ile yapılan hoş bir röportaj var; youtube.com/mtnstage adresine göz atabilirsiniz.

Şu anda Chapel Hill, North Carolina’daki müzik sahnesi için ne söyleyebilirsin?

Buraları güzeldir, kırsal ve üniversite kasabasıdır. Yenilenen dar kafalı beyazların yeridir derim. Güneye ait mükemmel yemeklerimiz vardır, kızarmış tavuklar ve barbekü, artı sanat, kültür ve müzik. Cennet gibi!

Amerika’yı saymazsak, nerelerde çalmayı seviyorsunuz?

Üzülerek belirtmek isterim ki Amerika dışında fazla dışarıda çalmadık. Yine de Kolombiya’da çok heyecanlandığımızı hatırlarım. Yiyecekleri seviyoruz, sende sizlere özgü şeyleri bizlere abartarak anlatabilirsin!

Favori SNZ kaydınız hangisi? Başarıya ulaştığını düşündüğünüz albüm hangisi?

“Perrenial Favorites” albümü bizim kesinlikle favorimizdir. Topluluğun yaratıcılığını iyi gösteriyor. “Hot” albümü ise en başarılı olanıdır. Ben yeni albümün büyük bir hayranıyım çünkü insanlara nasıl çaldığımızı açıkça gösteriyor. Tamamen güçlü bir çalışma!

Şu günlerde yeni müzikleri işitmek için internet en iyi yol olarak karşımıza çıkıyor, internet ortamında retro-swing tarzını takip eden insanların kalabalıklaşmasına ne diyorsun? Sana göre internet yeraltı müzisyenleri için yardımcı mıdır yoksa yaralayıcı mıdır?

Ooo bilirsin, hayatta kalma mücadelesi veriliyor. Otlar, karıncalar, sivrisinekler, sinekler ve SNZ! Gerçekten bence bu mükemmel. Şanslıyız ki ortaya koyduğumuz bir markamız var ve internet bizi büyük miktarda yaralamıyor. Eğer bizlerin istediği gibi sanat projelerimizin yapılmasına olanak olmazsa… Biliyorsun!

Faturalarınızı ödemek için hangi işlerde çalışıyorsunuz?

Topluluğu ben idare ediyorum, televizyon şovları için müzik besteliyorum ki en sonuncusu Comedy Central’daki Lil Bush’tur. The Jesus And Mary Chain’den tanıdığınız William Reed ile stüdyoda zaman geçiriyorum. The Dickies ile turluyorum. The Bangles’dan Vickie Peterson’la bir araya geldik ve The Lamps adı altında yeni bir yan proje kurduk. Los Angeles kökenliyiz, Chapel Hill’de olmadığım zamanlarda vakit geçirdiğim yer burasıdır. Jimbo uzun bir süredir Buddy Guy ile çalıyordu. Herkesin meşgul olduğu yan projeleri var. Sanırım kurttan bir adım uzaktayız.

Yeni müzikler hakkında konuşursak, son zamanlarda dinlediğiniz yeni albümler hangileridir?

Hepimiz Elvis Perkins’in kayıtlarını dinlemekten hoşlanırız. Şu sıralar müzik bakımından yavaşça değişiyorum ki inanılmaz derecede eskilerdeyim. Hala ses kayıt bantlarını dinliyorum!

Senden sulu bir tur öyküsü alalım.

Olur, sana portakallardan çıkan portakal suyunu anlatacağım. Gerçek değil tabi, geçen hafta North Carolina’da jambon satan taşraya özgü bir dükkana gittim ki Los Angeles’ta bu jambonlardan yoktur. Tura gidiyordum ve jambonları rastgele eşya kutularının içine koydum. Şova gittiğimde imza vermeye başlamıştık ki bir de ne göreyim; jambonlarımı satıyorlar! Üç tanesine imza atmak zorunda kaldım. Jambonlarımı yediler! Popomun üstüne oturdum adamım. Bu adama jambon yok.

Blogger Schizo! takipçileriyle paylaşmak istediğin başka şeyler var mı? Yanıtların için teşekkürler.

Hey! Hepiniz buraya bakın, sizlerle birlikte olmayı bekleyemeyiz. Lütfen bize sevgi verin ve oraya gelmemizi sağlayın. Sonra “The Ghost Of Stephen Foster” parçamızın konser görüntülerini izleyin. Alkışlar!

Skyfire

4 Kasım 2009 Çarşamba Özgür Özçınar Yorum yapın

Herkesçe bilinmek güzel olabilir!

Selamlar Martin, umarım “Esoteric” albümü çıktıktan sonra her şey iyi gidiyordur.

Teşekkürler! Her şey iyi.

Stüdyodayken başınıza gelen en komik şey neydi?

“Esoteric” çalışmasını kendi stüdyomuzda kaydettiğimizden beri birlikte çok zaman geçirdik, normalde bir stüdyoya 2 haftalığına girip geceli gündüzlü klasik kayıt mantığıyla hareket etmedik. Böylesi daha çılgın olabiliyor. Bu sefer üzerimizde aynı baskıları hissetmedik, korkarım sana anlatabileceğim hasta işi şeyler yok. “Esoteric” albümünün kayıtları biter bitmez parti yaptık ve hayli vahşi geçmişti. Bende dahil olmak üzere hiç kimsenin bir şey hatırladığını sanmıyorum, ama iyi zaman geçirdiğimizden eminim.

Kayıt esnasında öğrendiğiniz en önemli şey ne oldu?

Aldığımız en önemli ders “yazılmış yeni bir parçanın üzerine beta versiyonunu kaydetme” oldu. Daha iyi, çünkü seni daha sonradan ekstra çalışmalardan kurtarıyor.

Sence son albümünüz önceki çalışmalarınıza göre farklı mı?

Peki, hala melodik ve orkestralı müziklerin içindeyiz ama “Esoteric” belki de eskilerin arasında en hızlı, aynı zamanda en ilerici ve ağdalı olmasıyla dikkat çekiyor. Sanırım bazı noktalarda önceki albümlerimizin karışımı olduğunu söyleyebilirsiniz, ama koro ve orkestralı örnekler gibi yeni elementleri ekledik, solo kısımlar ve daha farklı değişimler söz konusu.

Adınızı daha önce duymayan birisine “Esoteric” albümünü nasıl tanımlarsın?

Belki de çeşitli melodilere ve farklı ritimlere sahip teknik metal albümü diyebilirdim, orkestra ve koroyu atmosfere eklediğimizde kendinizi bir filmde bulabilirsiniz (destansı çarpışmalar ve kılışların olduğu filmler).

“Esoteric” çalışmasında en sevdiğin bölüm ya da parça nedir?

“Misery’s Supremacy” parçasının ortaları en sevdiğim bölümlerden biridir. Tüm enstrümanların aksiyona bulaşması ve ilerici olunması hoşuma gidiyor. “Darkness Descending” parçasında geçen mısralar da diğer bir favorimdir. Ritim üzerine kurulu, Joakim’in vokalinin gitar ve baterilerle harika uyuşması çok güzel diyebilirim. Gerçekten tek bir favori parçam yok çünkü bu sorunun cevabı bende her zaman değişiklik gösteriyor, şu sıralar için “Under A Pitch Black Sky” parçasını tercih ediyorum. En sevdiğim nakaratlardan birine sahiptir. Hem de canlı çalması zevklidir.

Pivotal Rockordings ile anlaşmaya varmak ne kadar zordu? Piyasa rekabet içinde ve çok riskli.

Kendileriyle anlaşırken bizler sorumluluk alıp alamayacağımızı tartışmıştık, Pivotal bizden emin olmak istedi. Güvende kalmamız adına topluluğumuzla ilgili bizlere ileriye dönük sorular sordular. Başlangıçtan bu yana her zaman profesyoneldiler. Bence onlar gibi bir plak firmasına sahip olduğumuz için şanslıyız. Ama evet, piyasa kesinlikle rekabet içinde, Pivotal Rockordings genç bir firma ve Skyfire üyeleri para kazanmıyor. Bunu denemeye ihtiyacımız var, gözümüz açık olmalı ve gerçekten büyürken en iyimizi yapıyoruz. Müzikle gelen şeyleri inkar etmiyoruz, tanınma konusunda para anahtar bir faktördür. Olması gerektiğini söylemiyorum, ama yeterli paranız varsa, grubunuzu daha meşhur bir hale getirebilirsiniz.

14 yıllık kariyerinizde en önemli noktanız, mihenk taşınız… ne olabilir?

İlk mihenk taşımız “Timeless Departure” adlı ilk albümümüzü çıkarmamızdır, sonrasında ilk Avrupa turumuzu yaptık ve çok şey öğrendik. Diğer büyük tecrübemiz Güney Kore, Busan Rock Festivali’nde Soilwork ve Arch Enemy gibilerle aynı sahneyi paylaşmamızdır. Hayrete düşürücüydü. Ve evet, seneler içinde müthiş zamanlar geçirdik ve buna en iyimizi yaparak devam edeceğiz. Umarım gelecekte daha destansı işlere imza atar, daha fazla tecrübe kazanırız.

Yerel olsun, ulusal olsun fark etmez; günümüz İsveç yeraltı sahnesi hakkında bizlere ne diyebilirsin?

Bence İsveç’ten çıkmış harika topluluklar var, yeni çıkanların da yeni fikirlerinin var olduğu görülüyor. Dediğim gibi, gerçekten emin değilim, bende yeraltı müziğin içinde çok fazla zaman geçirdim garip, geriye dönüp baktığımıza internet yoktu. Kasetlerimizi fanzinlerden sipariş ederdik. Belki de şu anda internet üzerinden bu tarz talepleri yollamak daha kolay, bilemiyorum. Hala yeni müzikleri dinliyorum, ama yaşımın daha genç olduğu zamanlarda yaptığım büyük araştırmalara artık girmiyorum. Şu günlerde arkadaşlarım bana sevdiği müziklerin linklerini gönderiyor ya da partilerde yeni şeyler duyuyorum ve öyle gidiyor.

Büyük festivalleri mi yoksa küçük mekanları mı tercih edersin? Neden?

Benim için önemli değildir. Sesler harika çıkıyorsa, dinleyici duymak istediğini duyabiliyorsa problem yoktur. Bu iki unsur buluşursa, daha mutlu olamam.

Geniş bir tur yapma planınız var mı?

Bize uygun, Kasım ayı için İngiltere’de turlayacağız, ama ümit ederim ki gelecek yılbaşında buna bir ya da iki tur eklenir. Açıkladığımız herhangi bir şey yok, bunun için çalışıyoruz ve hayranlarımızı MySpace sayfalarımızdan sürekli bilgilendiriyoruz.

Genel olarak bugünün müzik paylaşımı konusunda fikirlerin nedir? Değiştiğini görmek istediğin bir şey var mı?

Farklı bir şeyler yapmadan istediğine ulaşabiliyorsun, ama benimde düşününce canımı sıkan şeyler var. Müzisyen olmaktan mutluyum, müziklerimi yayınlayabiliyorum, tur yapabiliyorum. Metal müzik yükselişte görünüyor, bence bu güzel bir şey. Bence metal tarzında yavaşta olsa daha fazla insan iyi müzikler üretiyor gibi görünüyor.

Bugünlerde en çok hangi albümlere kulak veriyorsun?

Çok müzik dinlerim, ama son birkaç günde dinlediklerim; Textures – “Silhouettes”, Symphony X – “The Odyssey”, Opeth – “Watershed” ve Embraced – “Within” diyebilirim.

Büyük zevkti, Blogger Schizo! okuyucularına ve buradaki hayranlarına son sözün nedir?

Söyleşi için teşekkürler! Umarım “Esoteric” albümümüzden hoşlanmışsındır ve ileriki turlarımızda sizleri de görmek isterim.

5′inci Classic Rock Ödülleri dağıtıldı!

3 Kasım 2009 Salı Özgür Özçınar Yorum yapın
2009.11.03 - 5'inci Classic Rock Ödülleri dağıtıldı!

En manalı ödül punk öncüsüne!

The Stooges topluluğunun gelecek yıl Ron Asheton’sız da olsa bir araya gelecek olmasının Iggy Pop tarafından açıklanmasıyla birlikte sanatçıya “yaşayan efsane” ödülünün verilmesi aynı zamana denk geldi. 62 yaşındaki sanatçı “ruhum hala yaşıyor” diyor.

2009 yılının Classic Rock Ödülleri için Haziran ayında adaylar anons edilmişti. Kazananlar dün belli oldu ve Lane Hotel, Londra’da ödüllerini aldılar. İşte ödül sahipleri:

Yılın Albümü: “Black Ice” – AC/DC

Yılın Topluluğu: Iron Maiden

Yılın Yeni Baskısı: “Paranoid” – Black Sabbath (Universal)

Yılın DVD/Filmi: “The Story Of Anvil” – Anvil

Yılın Olayı: Download Festivali

Göze Çarpan Katkı Ödülü: Ronnie Wood

Tommy Vance İlham Ödülü: John Bonham

Yenilikçilik Ödülü: Ginger Baker

VIP Ödülü: Doc McGhee

Metal Gurusu: Biff Byford

İlericilik Ruhu: Dream Theater

Marshall 11 Ödülü: Billy Gibbons

Childline Rocks Ödülü: Steve Harley

Klasik Parça Yazarı: Paul Rodgers

Klasik Albüm: “Rocks” – Aerosmith

İlerleme Ödülü: Joe Bonamassa

Yılın Geri Dönüşü: Mott The Hoople

Yaşayan Efsane: Iggy Pop

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.classicrockmagazine.com

Rock yıldızlarının gerçek adları…

2 Kasım 2009 Pazartesi Özgür Özçınar Yorum yapın

Flea gerçek ismini sevmiyor!

İngilizlerin yaygın müzik yayınlarından Metal Hammer, herkesin sahne adıyla bildiği ama gerçek adlarıyla pek telaffuz etmediği bazı sanatçıların ilginç isimlerini bulup çıkarttı. Bakalım hangi müzisyen gerçek ismini ilgi çekici bulmuyor ya da söylenmesi zor diyor:

Alice Cooper – Vincent Damon Furnier, Axl Rose – William Bruce Bailey, Buckethead – Brian Patrick Carroll, Cronos – Conrad Thomas Lant, Dani Filth – Daniel Lloyd Davey, Dez Fafara – Bradley James Fafara, Flea – Michael Peter Balzary, Frost – Kjetil-Vidar Haraldstad, Geezer Butler – Terence Michael Joseph Butler, Glenn Danzig – Glenn Allen Anzalone, Iggy Pop – James Newell Osterberg, Jr., Ihsahn – Vegard Sverre Tveitan, Jamey Jasta – James Shanahan, Joey Jordison – Nathan Jonas Jordison, Jon Bon Jovi – John Francis Bongiovi, Jr., Mortiis – Håvard Ellefsen, Nikki Sixx – Frank Carlton Serafino Feranna, Jr, Ozzy Osbourne – John Michael Osbourne, Ringo Starr – Richard Starkey, Rob Zombie – Robert Bartleh Cummings, Ronnie James Dio – Ronald James Padavona, Samoth – Thomas Thormodsæter Haugen, Satyr – Sigurd Wongraven, Slash – Saul Hudson, Wednesday 13 – Joseph Poole, Zakk Wylde – Jeffrey Phillip Wielandt.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.metalhammer.co.uk

Root – The Temple In The Underworld

1 Kasım 2009 Pazar Özgür Özçınar Yorum yapın
2009.11.01 - Root - The Temple In The Underworld

Root tapınağına hoş geldiniz!

Çek topluluk Root’un eski toprak black metal dinleyicileri tarafından hakkı teslim edilen “The Temple In The Underworld” adlı üçüncü albümleri I Hate Records etiketiyle yeniden piyasaya sürüldü. Albüm 1992 yılında çıktığında on parçaydı, şimdi ise ikramiye parçalarla birlikte on beşi bulduğu görülüyor. En son iki yıl önce “Daemon Viam Invenient” isimli sekizinci stüdyo albümlerini piyasaya süren topluluğun hala aktif olduklarını belirtelim. Kendilerinin gelecek yeni albümlerini beklerken ilk dönem albümlerini dinlemek büyük keyif veriyor. Root arşivini büyütmek isteyenler için ideal bir albümden daha bahsedeceğiz.

Yağmur sesleri ve piyano eşliğinde giden etkileyici bir giriş çalışmasıyla “The Temple Of The Underworld” albümü açılıyor. Düşük bir tempoyla başlayan ve devam eden gerçek başlangıç sonradan meydana geliyor, “Casilda’s Song” parçası ile kendine has vokaliyle Big Boss tekrar bizleri selamlıyor. Albüm adını taşıyan “Temple Of The Underworld” parçasında Big Boss’un yorumları daha farklı şekilde kulağa geliyor, bu parçanın sonlarına doğru enerji artıyor ve dinleyenler mutlu ediliyor. İçersinde Root’tan beklenen her şeyin olduğu bir albüm için en iyi parçalardan biri denebilir. “Aposiopesis” parçasıyla Big Boss’un temiz vokaller ile neler yapabileceği ortaya konmuş oluyor, kendisinin bu tarzını diğer albüm parçalarında çok fazla göremiyoruz. Bahsettiğimiz parçanın bir de video klibi olduğunu hatırlatalım.

“The Solitude” parçasında ıssızlık havası yaratılıyor, sonraki “Voices From…” parçasında ilahi tarzında seslendirmeler yapılıyor. “The Wall” parçası albümde “Temple Of The Underworld” parçasından sonra kendisini kalitesiyle belli eden, ilk kısmının sözsüz olarak geçtiği bir parça; az kelam, daha çok ezgi diyebiliriz. “The Old Ones” parçası bu albümde konser versiyonu (2004 yılına göre kayıt zayıf duruyor) olmak üzere iki tane var, yine Root’un tarzını ortaya koyan bir parça ve kendilerinin diğer birçok parçasında olduğu gibi thrash metal tarzından beslendiklerini gösteriyor. “Message” parçasındaki etkileyici havayı koklamamak mümkün değil, albümdeki on beş parçaya benzemeyen bu parça Root’u tanımayan birine dinletildiğinde “nasıl black metal bu?” dedirtebilir, dedirttiği gibi de karşı taraftan “sevdim bunu!” yanıtı alınabilir.

“My Name…” parçası akustik, temiz vokalli bir parça ve Big Boss yine anlatacaklarını her kesime hitap edecek şekilde anlatıyor. “My Deep Mystery” parçası iyi seçilmiş bir ikramiye, adı gibi gizemli ve dinledikçe içinde kayboluyorsunuz. “Freebee” parçası üzerinde konuşmaya pek değmiyor, olmasa da olurdu denecek cinsten bir parça denebilir (bir nevi outro, ama başarısız duruyor). “Poslové & Temnot” parçası yine thrash metal müziğinden nasibini aldığı gibi, Big Boss’un parçayla uyumlu giden vokallerini ihtiva ediyor. “My Name…” parçasının ilk halinin dinlenmesi gerekir ki vokal konusunda Big Boss’un üstat olduğunu gösteriyor, hatta vokali parçaya fazla geliyor denilse yeridir. Şeytan’ın artık bizlerden biri olduğu şu zamanda Root bizlere uzak görünmüyor. Bu albüm karanlık ve yeraltından gelen bir ses gibi!

PARÇA LİSTESİ

01. Intro, 02. Casilda’s Song, 03. The Temple In The Underworld, 04. Aposiopesis, 05. The Solitude, 06. Voices From…, 07. The Wall, 08. The Old Ones, 09. Message, 10. My Name…, 11. My Deep Mystery, 12. Freebee, 13. Poslové & Temnot (Version 1993), 14. My Name… (Version 2001), 15. The Old Ones (Live).

BAĞLANTI NOKTALARI

http://rootan.net

http://www.myspace.com/rootcze

http://www.ihate.se

Stigmata – The Wounds That Never Heal

31 Ekim 2009 Cumartesi Özgür Özçınar Yorum yapın

Yalanı seçen ölür!

I Scream firması geçtiğimiz günlerde Stigmata’nın “Hymns For An Unknown God” ile “Do Unto Others” adlı eski albümlerini tek bir CD’de buluşturarak “The Wounds That Never Heal” adı altında yeniden yayınladı. Albüm ekibin 20′inci kuruluş yıldönümleri şerefine üretildi. Her iki albüm arasında zaman farkı olsa da Stigmata’nın tarzını bozmadığı, hatta müziklerini ileriye götürdükleri açıkça görülüyor. New York hardcore camiasında yeri olan bu topluluğun en başta ortaya koydukları tavır dikkatleri çekiyor. Amerikan vatandaşı olup da duyarsız olmayan sıkı müzisyenleri seviyorsanız, onların bahsettikleri şeyleri kendinizde buluyor ve bu konuların herkesi ilgilendirdiğini düşünüyorsanız Stigmata size hitap ediyor demektir.

Mantıklı bir sebep üretmeden Biohazard’tan nefret edip “ben büyük hardcore hayranıyım!” demek güçtür (elbet sadece Biohazard dinleyerek gerçek bir hardcore hayranı olunamaz) ama eski tarz hardcore dinleyip New York bölgesini tercih ediyorsanız iyi bir karar vermişsinizdir. İşin en çok tat verdiği ve gerçekleriyle yapıldığı yıllardan günümüze kadar gelen müziklerin hala yıpranmadığını görebiliyoruz. Stigmata’yı dinliyorken bunları düşünebilirsiniz.

Roma Katolik inancıyla yakından ilişkili olan bir ismi kullanan Stigmata’nın özü sözü bir, dalında hatırlatılması gereken bir topluluk olduğu rahatlıkla söylenebilir. CD’nin çarşaf gibi açılan kitapçığını iyice incelemeden yorum yapılırsa sağlıklı olmayacaktır. Günümüz hardcore topluluklarında çok görülen “dövüş!”, “savaş!”, “peşinden git!” gibisinden şeylerin Stigmata’da var olduğu görülüyor. Onlarda başının çaresine bakmayı tercih ediyor, bunu hayatın içinden olan sözleriyle belirtiyorlar. Bob Riley’nin vokalleri kendi tarzı içinde hayli farklı ve dinlenesi geliyor. Buna gitar melodilerini de ekleyebiliriz ki Stigmata parçalarını süslemeyi iyi biliyor. Bateristleri Jason Bittner’ı Shadows Fall topluluğundan tanıyoruz ve bu albümde mükemmele yakın iş çıkartıyor. Stigmata parçalarına efektli konuşmalar eklemeyi seviyor.

“Nothing But Enemies” parçası ile istediklerimizi duyuyoruz. “Murder Of Life” parçasında “korkuya inan, korku hayatının sonu, inandığın korkudur, korkarak yaşa çünkü sen “güçsüzsün” sözleri geçiyor. “Clipper Of Wings” iyilerden biri olarak adlandırılabilir. “Burning Human” parçasında “gerçek hislerimizi paylaşamadığımız, sığınacak yer olmadığı” gibi şeylerden bahsediyor. “Nothing But Enemies” parçasının konser kaydıyla yeniden havamızı buluyoruz. “No Compromise”, “Violence With Violence” ve “Drowning” gibi parçalarla hardcore keyfini sürdürüyoruz. “No Regrets” parçası “iyiyi kötüyle birlikte alırsın” diyor. “Mad World” parçasında toplumsal konular irdeleniyor. Devamında gelen “Haunted By Memories” parçası Stigmata’nın tarzını iyi yansıtıyor. “The Losing Dice” parçasının müziği dağıtmalık, “Follow Your Heart” çalışması gibi diyebiliriz. “Life 4 A Life” gibi albümün tarzı ve içeriğine uyan bir parça güzel bir seçim görünüyor. “Gerçek hardcore” tabirine inanıyorsanız “The Wounds That Never Heal” tam size göre!

PARÇA LİSTESİ

01. Save Us, 02. Nothing But Enemies, 03. Murder Of Life, 04. Ignorant & Wired, 05. Clipper Of Wings, 06. Hands Of God, 07. Burning Human, 08. Nothing But Enemies (Live), 09. No Compromise, 10. Violence With Violence, 11. Can’t Bring Me Down, 12. Drowning, 13. No Regrets, 14. At What Price?, 15. Mad World, 16. Haunted By Memories, 17. The Losing Dice, 18. Follow Your Heart, 19. Life 4 A Life, 20. Thru These Eyes, 21. Can’t Bring Me Down (Live).

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.myspace.com/stigmata518

http://www.iscreamrecords.com

Yeni Gama Bomb albümü 5 Kasım günü ücretsiz!

30 Ekim 2009 Cuma Özgür Özçınar Yorum yapın

Kart çek, albüm indir, CD 3'üncü perdede!

İrlanda’dan çıkan başarılı thrash metal topluluklarından Gama Bomb’un “Tales From The Grave In Space” adlı gelecek üçüncü stüdyo albümleri sadece 5 Kasım günü ücretsiz olarak earache.com/gamabomb adresinden indirilebilecek. Materyalin CD formatı gelecek yıl başında piyasaya sürülecek.

Rapidshare ile anlaşan Earache firması, “thrash metal bilgisinin başka oyunculara karşı basitçe test edilmesine yarayan” çeşitli oyun kartları hazırladı ve bu “Thrash Trumps” adı verilen oyunu Gama Bomb’un albümü çıkana kadar oynanmasını tavsiye ediyorlar. Gama Bomb’un kartını görmek için buraya, tüm kartları indirmek için buraya tıklayabilirsiniz.

“Polterghost”, “Skeletron”, “Last Ninjas Unite”, “New Eliminators From Atlantis B.C.”, Escape From Scarecrow Mountain”, “Return To Blood Castle”, “We Respect You”, “Slam Anthem”, “Mummy Invasion”, “Three Witches”, “Mussolini Mosh” ve “Apocalypse 1997″ isimli parçalar “Tales From The Grave In Space” çalışmasında yer alacak.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.gamabomb.com

http://www.myspace.com/gamabomb

http://www.earache.com

Fat Wreck Chords ve karşınızda “Wrecktrospective”…

29 Ekim 2009 Perşembe Özgür Özçınar 1 yorum

88 parça 3 CD içinde!

Punk rock müziğe yıllarını veren San Francisco, California’lı Fat Wreck Chords, 24 Kasım günü “Wrecktrospective” adı altında önemli bir toplama albüm piyasaya sürecek. Çalışmayı edinenler ciddi punk rock topluluklarını ve firmayı keşfedebilir, ya da geçmişi yad edebilirler. 20 yıl boyunca kendi alanlarının hit parçalarını çıkaran topluluklara ev sahibi yapan firmanın eseri 3 CD’yi kapsıyor. Birinci CD’de en iyiler, ikinci CD’de yayınlanmamış demo parçalar, üçüncü CD’de Fat Club 7″ serisi yer alacak. Toplulukların kendi ağzından okuyacağınız tarihleri, öyküleri ve yayınlanmış Fat Wreck Chords kayıtlarıyla ilgili bir poster de albüm içersinde dinleyicileri bekliyor. Bakalım CD’lerde neler var?

NOFX – “The Separation Of Church And Skate”, Lagwagon – “Violins”, Propagandhi – “Back To The Motor League”, No Use For A Name – “Soulmate”, Bracket – “2RAK005″, Strung Out – “Too Close To See”, Face To Face – “You’ve Done Nothing”, Good Riddance – “Weight Of The World”, Tilt – “War Room”, Me First – “Leaving On A Jet Plane”, Wizo – “Raum Der Zeit”, Frenzal Rhomb – “Never Had So Much Fun”, Hi-Standard – “Wait For The Sun”, Snuff – “Martin”, Goober Patrol – “Easy Life”, Swingin’ Utters – “Windspitting Punk”, Screeching Weasel – “Cool Kids”, Mad Caddies – “Mary Melody”, Consumed – “Brutal Truth”, Sick Of It All – “The Bland Within”, Avail – “Black And Red”, Less Than Jake – “Gainesville Rock City”, Anti-Flag – “Turncoat”, Rise Against – “Heaven Knows”, The Real McKenzies – “Kings Of Fife”, The Lawrence Arms – “Like A Record Player”, Dillinger Four – “AMERICASPREMIEREFAITHBASEDINITIATIVE”, None More Black – “Everyday Balloons”, Against Me! – “T.S.R.”, Descendents – “‘Merican”, Only Crime – “R.J.R.”, Chixdiggit! – “I Remember You”, Dead To Me – “By The Throat”, Good Riddance – “Flies First Class”, Rise Against – “Alive And Well”, The Flatliners – “Eulogy”, NOFX – “It’s My Job To Keep Punk Rock Elite”, The Lawrence Arms – “On With The Show”, Lagwagon – “Bury The Hatchet”, Western Addiction – “The Church Of Black Flag”, The Loved Ones – “Living Will (Get You Dead)”, Star Fucking Hipsters – “Immigrants & Hypocrites”, Bracket – “Everyone Is Telling Me I’ll Never Win, If I Fall In Love With A Girl From Marin (Acoustic)”, American Steel – “Sons Of Avarice”, Nerf Herder – “5000 Ways To Die”, Propagandhi – “Middle Finger Response”, None More Black – “Slytherin? My Ass!”, Swingin’ Utters – “A Promise To Distinction”, Against Me! – “You Look Like I Need A Drink (Acoustic)”, The Soviettes – “Multiply And Divide”, Zero Down – “No Apologies”, No Use For A Name – “Always Carrie”, Dead To Me – “Writing Letters”, Strung Out – “Alone”, The Dickies – “My Pop The Cop”, Avail – “Done Reckoning”, Mad Caddies – “Polyester Khakis”, The Sainte Catherines – “Hau Weg Die Scheisse”, Epoxies – “It’s You”, Smoke Or Fire – “Goodbye To Boston”, Anti-Flag – “Underground Network”, The Vandals – “Underground”, The Vandals – “Why Are You Alive”, American Steel – “Middle Of The Night”, American Steel – “New Religion Everyday”, The Real McKenzies – “Another Round”, The Real McKenzies – “Loch Lomond”, MXPX – “The Road Less Traveled”, MXPX – “You Hold The Key”, Strike Anywhere – “Antidote”, Strike Anywhere – “Asleep”, Randy – “I’m Stepping Out”, Randy – “Unite”, Randy – “Freedom Song”, NOFX – “Zyklone B Bathouse”, NOFX – “Spaghetti Motel”, Swingin’ Utters – “Black Mountain Rain”, Swingin’ Utters – “Outside Life”, Strung Out – “Dig”, Strung Out – “Lost Motel”, Enemy You – “The Promise Breakers”, Enemy You – “Kind Hearts”, Enemy You – “Emma”, The Lawrence Arms – “Porno And Snuff Films”, The Lawrence Arms – “A Toast”, The Lawrence Arms – “Overheated”, One Man Army – “Victoria”, One Man Army – “She Wants Me Dead”.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.myspace.com/fatwreck

http://www.fatwreck.com

Yeni Stone Temple Pilots albümü 2010′da hazır!

28 Ekim 2009 Çarşamba Özgür Özçınar Yorum yapın

Rock müzikseverler beklemede!

California’lı Stone Temple Pilots yeni stüdyo albümleri için son birkaç ayını Don Was ile geçirdi. 2010 yılında başlayacak turlarıyla ilgilenecek olan ekibin yeni çalışması ilkbahar/yaz aylarında piyasaya giriş yapacak. Scott Weiland’ın “geri geldiğimizde albümü tamamlayacağız, ardından büyük bir tur yapacağız, belki de uzun bir tur” sözleri konuya açıklık getirdi.

2001 tarihinde “Shangri-La-Dee-Da” albümlerinden sonra yeni albüm çıkarmayan, ve şu anda altıncı albümleri üzerine hazırlıklar yapan Stone Temple Pilots, 2008 Nisan ayında yeniden aktif olmuştu. Weiland bu tarihten önceleri Velvet Revolver ile birlikte iki albüm kaydetmişti ve sonrasında, geçen Kasım ayında “Happy In Galoshes” adlı solo albümünü çıkarmıştı.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.stonetemplepilots.com

http://www.myspace.com/stonetemplepilots

http://www.scottweiland.com

http://www.myspace.com/scottweiland